İdeomotor Tepki ve Psikanaliz

İdeomotor tepki zihindeki bir fikre ya da düşünceye karşılık olarak ortaya çıkan fiziksel bir hareket ya da davranıştır. Örneğin limonu düşünürseniz büyük bir olasılıkla ağzınız tükürük salgılamaya başlayacak ve yüzünüzde buluşacaktır.

İdeomotor tepkiler bağışıklık sistemini harekete geçirip, nabzı yükseltip alçaltabilirler. Bir bilinçdışı düşünce, bilinçli bir düşünce kadar hatta ondan daha iyi fiziksel davranışlara neden olabilir. Bu istemsiz motor tepkileri bilinçdışı zihni araştırmada bir araç olarak kullanılabilir.

Bu yöntemler psikosomatik rahatsızlıkları iyileştirmede  ve öğrenmede, hatta bilinçdışı zihnin farkında olduğu ama bilinçli zihnin bilmediği rahatsızlıkları teşhis etme de başarıyla kullanılmaktadırlar.

Psikanaliz ve İdeomotor Tepki Karşılaştırması

Psikanaliz ve Rüya yorumu bildiğimiz üzere, bilinçdışındaki bilginin ortaya çıkarılması için kullanılan uzun ve yorucu bir terapi sürecidir. Bu terapi süresince bilinçdışı zihindeki bilginin ortaya çıkması için bir karine yani ipucu beklenir. Bu ise saatlerce terapi demektir. Rüya yorumu ise daha zor bir alandır. Bu alanda sembollerin yorumlanması ve analizi ise daha da fazla zaman alabilmektedir.

Bunun yanında idemotor sorgulama bize bilinçdışındaki bilginin ortaya çıkması için zaman açısından daha büyük bir fırsat sunmaktadır. Bazen bir oturum, bazen de iki oturumda bilinçdışı bilgi ortaya çıkabilmektedir. Çünkü biliyoruz ki zihnimizin sol bölümü mantıksal olarak ve bilinçli kontrol faktörü direk olarak bu yöntemle aşılmakta ve bilinçdışı muhatap alınmaktadır. Bu ise ideomotor tepki analizinin en büyük artılarındandır.

Bilinçdışı zihne “evet” ya da “hayır” şeklinde yanıt alabilecek sorular sorulur. Bilinçdışı zihne ayrıca “bilmiyorum” ya da “biliyorum ama söylemeye hazır değilim” diyecek şekilde seçenekler sunulur. Bu iki tepki baskıyı kaldırır ve işleme karşı olan direnci azaltır. Bununla beraber bilinçdışı zihninizin “evet” ya da “hayır” şeklinde yanıt vermeye oldukça istekli olduğunu göreceksiniz.

Peki bilinçdışı ile iletişime geçtiğimizi nasıl anlayabiliriz? Bunun için kişinin parmaklarının hareket ettirmesini isteyebiliriz. Kişi rahat bir sandalyeye oturduktan ve gevşeme egzersizlerinden sonra hangi parmakları kullanacağınızı kararlaştırılabilir. Örneğin sağ işaret parmağı “evet” sol işaret parmağı “hayır” sağ ortak parmağı “bilmiyorum” sol orta parmak “biliyorum ama söylemeye hazır değilim” şeklindeki tepkileri ifade edebilir.

Kişi transa alındıktan sonra kendisine yöntem anlatılır ve parmakların işaretleri gözlenir. Bu yöntemin işleyip işlemediğini anlamak için kişinin adını ve benzeri basit sorular sorarak işe başlayabiliriz.

Kullandığımız bu yöntem hemen işe yaramıyorsa büyük olasılıkla bir tür bilinçdışı direnç vardır. Belki de kişinin bilinçdışı zihni ortaya çıkmasını istemediği bir şeyler soracağımızdan korkuyordur. Bunun için kişiye transın kontrolünün kendisinde olduğu ve onaylamadığı bir bilgiyi söylemekte zorunlu olmadığı anlatılabilir.

Bununla beraber söz konusu yöntem pek çok kişi için küçük bir pratikten sonra iş görmektedir. Soruları sorarken parmağın hareketleri yakından gözlemlemek gerekir. Parmaklardaki ufak hareketler bile önemli olduğu için buna dikkat etmeli ve not alınmalıdır.

Kaynak:Yabancı Bildiğimiz Hipnoz-Celalettin Uzuner

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir