Analitik Olmak, Hipnoz ve Eleştirel Faktör

Bilinçli Zihin günlük yaşamımızda uyanıkken kullandığımız parçadır. Analiz eder ve gün içinde birçok karar alır. Otomatik olduğunu düşündüğümüz kararlar, “Kapıyı açmalı mıyım? Suyu açmalı mıyım? Ayakkabılarımı bağlayayım mı? ” gibi birçok anlık kararı alma görevi bilincindir. Rasyonel düşünen bilinçli zihin irade üzerinde de önemli işleve sahiptir. İşlevsel hafıza görevini görüp analitik işlemlerimizde de bize yardımcıdır.

Bilinçli Zihin bu şekilde iken, bilinçaltına gidecek olumlu bir değişimi yapısı gereği engelleme riski de vardır. Yaptığı bu şey bir kırmızı trafik ışığı gibi olumlu bir değişim için kendimize verdiğimiz veya dışarıdan aldığımız telkinleri durdurmaktır. Olumlu telkini reddedebilir.

Bir telkin bilinç dışına ulaşırsa, gerçekleşmek zorundadır. Biz farkında olmadan “Eleştirel faktör” diye adlandırdığımız bu parça ile bilinçaltı arasında bir iletişim gerçekleşir. Eleştirel faktör şöyle söyler, “Bu kişi sigarayı bırakmak istiyor, Bu telkini içeri alabilir miyim?” . Fakat bilinçaltı, “ Dur bir dakika, kendisi 20 yıldır sigara içiyor, güvende hissetmek için sigaraya ihtiyacı var.” Veya kilo vermek için başka hangi sebep varsa o kişi için, onu öne sürer ve “ uzun bir programlama yapmak zorundayım  ve bunu yapmak zor geliyor. Bu telkini reddediyorum.”  İşte “Eleştirel Faktörün” yöneticisi olan bilinçaltı bilinçten gelen telkinleri ve bilgileri kontrol eder ve bilinçaltına geçişi konusunda ya izin verir, ya da reddeder. Bunu aşağıdaki şekilde resmedebiliriz.

Analitik Olmak Her Zaman İyi midir?

Hipnoz uygulamasının en önemli avantajlarından birisi, kişinin öncesinde kabul ettiği olumlu telkini trans esnasında vermektir. Bilinç yine bu noktada aktiftir, eleştirel faktör yine iletişimi gözlemlemektedir. Ama Alfa ve teta boyutlarında bilinç dışı olumlu telkinleri almaya daha yatkın olacaktır. “Beynimiz ve dört dalga boyu” isimli yazımızda beyin dalgalarımızın boyutlarına değinmiştik.

Çok fazla kontrolcü bir tutum ve aşırı analitik yaklaşımlar kişinin hipnoz esnasında olumlu telkinleri almasını ve istediği olumlu değişimleri yakalayamayacağı için istenen bir durum değildir. Neticede bütün insanların istediği ideal bir duruma göre davranış ve tutumlarını değiştirmede bilinç dışı’nın muazzam özelliğinden faydalanmasına ihtiyacı var. Bu büyük kaynağı kullanmak içinde eleştirel faktör unsurunun zaten görevini yaptığının bilincinde olarak aşırı kontrolcü bir yaklaşımdan uzak olmak gerekiyor. Çünkü kişi aslında yine kendi bilinçli zihni ile kendi bilinç dışına yani patronuna görev vermiş oluyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla