Başarıyı Amaçlamayın

Evet başarı amaçlanmamalıdır. Bu dünya gibidir bu tür amaçlarda. Peşinden gidersen yakalayamazsın, sen bırakırsan peşinden gelir. Başarıyı ne kadar amaç haline getirirsek kaçırma olasılığımız da bir o kadar artar.

Mutluluk, huzur gibi başarının da peşinde koştuğumuzda o bizden uzaklaşıyor. Bunların kendiliğinden ortaya çıkması bizzat hedef olmaması gerekiyor. Bu hasletlerin hepsinin en önemli özelliği kendilerinin ortaya çıktıklarında tam olarak kendilerini göstermeleridir. Aksi durumda bu arzuladıklarımızın gölgeleri ile uğraşırız.

Peki bunlar biz uğraşmayınca nasıl kendiliğinden ortaya çıkar ki? Cevabı şu cümlede gizli: “Kişinin kendinden daha büyük bir değere (ister buna dava, ister ideal, ister gaye-i hayal diyelim) adanışının amaçlanmayan bir yan ürünü olarak oluşmalıdır. Hakiki aşka kendini adamış nice büyük düşünür ve tasavvuf erbabının geçmişteki yaşamları bunlara delildir. Onlar yolun sonunda bir ücreti bir mükafatı hedeflememişler. Sadece yolda olmanın hakkını vermeye çalışmışlardır.

Mutluluktur, başarıdır, eğlencedir; bunlarda aldırış etmeyerek kendi kendine izin vermeniz gerekir. Bilincinizi dinlemenizi ve bilginiz dahilinde bilincinizin sizden yapmasını istediği şeyi yerine getirerek elinizden geleni yapmanız gerekiyor sadece. Kısa vadede hemen bir şey göremesek bile inanın uzun vadede tüm bu arzulanan amaçlar peşimizden gelecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir