Beyin Bölgelerine Göre İnsanlar

Beyin ile genel bilgilere “Beyin ve Beynin Yapısı” yazımızda değinmiştik. Beyin temel olarak Neo-Kortkes, Limbik Sistem ve R-Kompleks(Sürüngen Beyin) dediğimiz üç bölüme ayrılmaktaydı. Bu bölümlerin genel işlevlerini bu yazıya havale ederek, bu yazımızda daha çok dominant(baskın) beyin bölgelerine göre insanların nasıl analiz edilebileceğine bakalım;

Özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında Bilim İnsanları’nın aklını, “oldukça kültürlü ve zeki Alman toplumunun Hitler gibi diktatör bir insanın peşinden nasıl gittikleri” meşgul etmiştir. Bu konuda Frankfurt Okulu düşünürleri de kafa yormuştur. Bunlardan Max Horkheimer Akıl Tutulması isimli bir kitap da yazmıştır.

Evet nasıl olmuştu da Kant, Einstein, Hegel, Goethe gibi dâhileri yetiştiren Alman toplumu, Hitler gibi bir dengesizin peşinden gitmişler ve milyonlarca insanın ölümüne neden olmuşlardır?

Bu soruya bir çok cevap verilebilir. Özellikle Erich Fromm-Özgürlükten Kaçış kitabında anlattığı çerçevede de inceleyebiliriz.

Bununla birlikte Beyin Bölgelerine göre baskın insanları incelediğimizde şöyle bir gerçekle karşılaşıyoruz. Hitler Alman toplumunda insanların R-Kompleks denilen Sürüngen Beyin’lerini tetiklemişti. Onu baskın hale getirince Neo-Korteks ve Limbik Sistem kitlenmişti. Yani mahkum, gardiyanı ve müdürü esir almıştı. Çünkü Hitler, Almanlara düşman göstermekten, dayanışma duygusunu sürekli kışkırtmaktan ve düşünmemelerini sağlamaktan dolayı bir korku kültürü ile R-Kompleks beyine hitap ediyor onu baskılıyor, kışkırtıyordu. Sürekli çatışma ise içgüdülerle hareket eden R-Kompleks-Sürüngen beynin insanların kitlenmesine yol açıyordu.

Toplum, Hitler ve Stalin gibi insanlar ile “özdeşlik” kuruyorlardı. Max Horkheimer ve Erich Fromm gibi insanlar “özdeşlik kurma” psikolojisi ile halkın hayatında yaşadığı eziklik, yeniklik ve kompleksli durumlardan dolayı bu tür gücü elinde bulunduran liderler üzerinden, üst sınıflardan, patronlardan, kocalarından intikam alıyorlardı. Dolayısı ile Hitler ve Stalin’de bu kitleyi iyi tespit etmiş ve her zaman bana destek verirsen nefret ettiklerinden intikamını alırsın düşüncesini topluma ekmişlerdir.

“Ahlak ve İyilik Deneyi” inde bebeklerin kendi tercih ettiği kuklaları tercih etmesi çok ilginç bir sonuçtu. İlgili yazıya buradan ulaşabilirsiniz. Bu durum insanların nasıl özdeşlik kurduklarını ve bunun bebeklikten itibaren geldiğini de açıklar.

Parma Üniversitesi’nden Giovanni Rizzolatti, Vittorio Gallese ve ekibi 1996 yılında, makak maymununun beyninin ön lobunda ‘ayna nöron’ adını verdikleri değişik bir motor nöron hücresi keşfettiler. Bu “Ayna Nöronlar” özdeşim kurma işini yaparlar. Çevredeki gördüğü her şeyi, duyduğu her sesi taklit etmeye programlı olduklarından en kolay manipüle edilen hücre türüdür.

Görüldüğü gibi insanlar; Neo Korteks baskın insanlar, Limbik(duygusal) Sistem baskın insanlar ve R-Kompleks baskın insanlar olarak üçe ayrılabiliyorlar. Beyin muhteşem bir araç ama onun öyle noktaları olabiliyor ki en büyük zaafımız olabiliyor. Esenlik ve sağlıcakla kalınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir