Çaresizliğin Çaresi, Anlam Arayışı ve Logoterapi

Viktor Frankl’ın sistemleştirdiği “Logoterapi” konusunda yaptığı bir röportajı, daha önce yazdığımız  “İnsanın Anlam Arayışı” başlığı altında olan makaleler çerçevesinde değerlendirebiliriz;

Kendisi ile yapılan ropörtajda “Logoterapiyi” şu şekilde açıklıyor Frankl;

Terapi iyileşmek demektir. Logos ise anlam demektir. Logoterapi anlam yoluyla iyileşmektir. Tabii bu olayı basite indirgemektir”.

Kitabının çok satılmasını da kendisinin bir hüneri olduğunu değil, “insanların kitlesel nevrozun bir parçasına ait bir semptom olarak değerlendirmek gerekir” demektedir.

Aslında günümüzde anlam aramak hüsrana uğratan bir şey haline geldi. Genellikle insanlar artık hayatlarında bir anlam ve amaç göremediklerinden şikayetçiler.

Bu anlamsızlık ve boşluk hissi, içsel boşluğa vakumlama hissi, insanları psikiyatriye gelmeye ikna eden şey oluyor.

Varoluşsal vakum denilen de budur. Ve bu durum günümüzde psikiyatri için zorluk teşkil etmektedir.

Her hangi bir insana psikoloji ve psikiyatri bir anlam sunamaz. İnsan kendi hayatının anlamını kendi bulmalıdır. Bununla birlikte yine de psikiyatri veya psikoloji, hastanın ilke olarak hayatın her aşamasında bir anlama sahip olduğu gerçeğinin farkına varmasını sağlayabilir.

Logoterapi bakışının temeli her koşulda hayatın anlamı olduğu yönündedir. Ama ortada bir umutsuzluk ve çaresizlik olduğunda anlamı bulmanın zor olduğu, herkesin aklına bir soru olarak gelmiştir!

Bu konuda da Frankl şunu söylemektedir;

Çaresizlik tanımına bakacak olursak; çaresizlik anlam olmadan acı çekmektir. Bu demektir ki herhangi bir birey, acı çekişinde hiçbir anlam bulamazsa, çaresizliğe düşecektir.

Acı çekişlerinde bir anlam buldukları anda, onu başarıya dönüştürebilirler. Bir açmazın üstesinden insani bir şekilde gelebilirler.

Bunun içinde, anlam arayışlarının ne için olduğunu ve ne yapmaları gerektiğini bilmeliler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir