Dr. Frankl’a Göre, Haksızlık Karşısında Dayanmak

Yaşama şansının çok az olması, değişik istiskal ve hakaretler ile psikolojik yıpranmalar karşısında ilk olarak, kişinin yaşamında kalan değerleri korumasına yönelik stratejiler çok önemli hale gelir. Sevilen insanlara ilişkin sıkı sıkıya korunan imgeler, din ve inanç, keskin bir mizah duygusu ve bunun yanında tabiatın insanın içine işleyen güzellikleri (gün batımı, bulutlar, canlılık emaresi olan her bir şey) gözlemlemek suretiyle açlığa, korkuya, haksızlık karşısındaki derin öfkeye katlanmak mümkün olmaktadır.

Her acı, kendisinden daha büyük bir anlamı ortaya çıkardığında acı olmaktan çıkar. Kişi üzerinde antibiyotik etkisini yaparak vazifesini yapmış olur. Rahatlatıcı etkenler, herhangi bir şekilde üzüntü durumunda bulunan insanın görünürdeki anlamsız ve acı verici durumdan, daha büyük bir anlam çıkarmasına yardım edemediği sürece yaşama istemini oluşturmaya yetmemektedir.

Yaşamın bir nedeni varsa ki vardır, onda meydana gelen acılarında bir nedeni vardır. Kişi bu nedeni bulduğunda sihirli bir düğmeye dokunur ve içindeki tüm karanlıkları aydınlatır. Herkes içindeki bu amacı kendisi bulmak durumundadır. Bulduktan sonrada sorumluluğunu almalıdır.

İnsan bunu başarabildiği takdirde, onur kırıcı tüm davranış ve hakaretlere, rezilliklere katlanabilir ve yaşamında güzelliklere kapı açabilir. Bu makaleyi Frankl’ın da çok sevdiği filozof Nietzsche’den bir söz ile kapatalım;

Yaşamak için bir ‘Neden’i olan kişi, hemen her ‘Nasıl’a dayanabilir.

Dr. Frankl’a Göre, Haksızlık Karşısında Dayanmak” için bir yorum

  • 16 Mayıs 2018 tarihinde, saat 11:56
    Permalink

    Hayatimizdaki acinin anlamini nasil bulabiliriz bununla ilgili bir ornek olsa daha istifadeli bir yazi olurdu.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir