Fiziksel Nedenlerin Psikolojik Etkileri

Bir önceki makalede Garry Small’un WHHIMP kısaltmasındaki kavramlar üzerine konuşmuştuk. Şimdi bazı fiziksel sebeplerin ne gibi psikolojik semptomları olabilir onlara bakalım;

Diyabetiklerden başlayalım;

Bu rahatsızlıkla uğraşanların vücudu yeterince insülün üretemez. İnsülün kandan şekeri alarak, enerji için hücrelere gönderen doğal bir vücut hormonudur. İnsan bir yemekten sonra yeterli miktarda şeker ve karbonhidrat sindiremeden kendisine gereğinden fazla insülün enjekte ederse kanındaki glukoz düzeyi aniden düşüşe geçebilir. Şeker beynin ana enerji kaynağı olduğundan , beyin şeker seviyesinin düşmesi o kişiyi amnezi odaklı bir sanrıya sürükler. O durumda hasta incelense glukoz oranının çok düşük olduğu görülecektir. Böyle bir durumda bir meyve suyu o an için durumu çözebilir.

Yarı alan ihmali ile ilgili rahatsızlık;

Hastaların beynin hangi bölümünde lezyon varsa sadece o tarafa ilgi göstermesine neden olan hastalıktır. Beynin sağ yarımküresi hasar gördüyse hasta sol tarafla hiç ilgilenmeyecektir. Duyu organları işlemesine rağmen beynin duyusal bilgiyi işleme merkezi çalışmaz.

Vücut bütünlüğüne ilişkin kimlik bozukluğu (BIID)

Bu hastalık ise oldukça ender görünen bir rahatsızlıktır. BIID’i olanlar, vücutlarının kafalarında kendilerine ilişkin imgeyle örtüşmediğine inanırlar. İstemediği uzuvları çirkin olmasa da, bunların onları kusurlu yaptığına inanırlar.

Kitle histerisi;

Fiziksel rahatsızlık gibi gözüken ama aslında psikomatik semptonların grupsal bulaşma etkisi yarattığı durumlardır. Ortaçağda bile kayda geçmiş durumlar vardır. Olaylar daha çok çocuklar, gençler ve kızlarda görülüyordu. En yaygın semptomlar bayılma ve hiperventilasyondu(sık nefes alıp verme). Hastalık nadiren günlerce devam ediyor ve kalabalık dağıldığında da belirtiler kayboluyordu.

Psikomatik hastalık uzmanları kitle histerisi vakalarında ortaya çıkan belirtilere, ek bazı açıklamalar getirdiler. Buna göre insanlar heyecanlandıklarında ve korktuklarında hiperventilasyon yani sık sık nefes alıp vermeye başlarlar. Böylece soluk verirken aşırı miktarda karbondioksit bırakırlar. Düşük karbondioksit düzeyi kol bacak gibi uzuvların kaslarında spazma yol açabilir. Kağıt bir torbanın içine nefes alıp vermek ile kolayca tedavi edilebilir.

Kaynak: ‘Bir Psikiyatrist’in Notları’ – Garry Small,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir