Milton Erickson’un Gizli İkna Teknikleri

Milton Erickson hemen hemen her danışanına farklı metotlar uygulayan ve günümüzde halen metotları tartışılan muazzam bir insan. Danışan kadar teknik uygulamıştır desek yanlış olmaz. Milton Erickson’un esrarengiz yaşamı ve sırlı cümlelerine daha önceki yazımızda değinmiştik. Teknikleri genelde her insanın anlayabileceği türden statik değildi.

Bunlardan bir tanesi kişiye farklı bir kişinin durumunu örneklendirerek vermesidir. Örneğin bir danışanına “Sizden önce bir kişi daha gelmişti. Onun da aynı sorunu vardı. Başlangıçta sorundan kurtulamayacağını düşünmüştü. Ama söylediklerimi uyguladıkça bunun ne kadar kolay olduğunu gördü”. Dolayısıyla burada kişi ile danışan arasında bir özdeşlik kurarak bilinçaltına hedef vermiş oluyor. Çünkü o yapabiliyorsa ben de yapabilirim düşüncesi ortaya çıkmış oluyor. Bilinçdışı ise o hedefe kilitlenmiş oluyor. Hatırlanırsa Naim Süleymanoğlu Türkiye’ye gelmeden önce herhangi kayda değer bir olimpiyat başarımız yoktu. O geldikten ve vatandaş olduktan sonra bir anda hedef idol olarak değerlendirildi. Bir Türk sporcu böyle başarılı oluyorsa bende olabilirim inancı diğer Türk sporcularda da oluşmaya başladı. Ondan sonra birçok kez, halterde başarılar elde edilmiş oldu. Bu bilindiği için ülkeler, böylece başka ülkelerden devşirilmiş sporcuların diğer sporculara örnek olmasını sağlayarak başarı yakalamaya çalışmaktadırlar.

Ericsson aynı zamanda danışanına “şu şekilde yap, böyle yap, şu anı hatırla,” dememektedir. Ancak böyle durumlarda kendisinden örnek verir. Mesela danışanının okul hayatına gitmek isterse, kendi okul hayatını anlatarak; “Bizim okuduğumuz  okul maviydi, bahçesi kareydi, evimiz iki katlıydı” dediği zaman karşısındaki kişiyi de o noktaya, bu hatıralara kendisi ile birlikte götürürdü. Biz burada bir ormandan bahsedersek, ormanla ilgili hatıralarımızı anlatsak karşımızdaki kişilerinde ormanla ilgili kendi hatıraları canlanmaktadır. Biz bize benzeyen insanların başarılı olduğunu gördükçe kendimizin de başarıya olan inancımızı artırmaktayız. Çünkü başarı da en önemli unsur inançtır.

Erickson’un gördüğünüz gibi bariz spesifik bir metodu yoktur. Erikson’un bir de kafa karıştırma tekniği vardır ki “Stacking language patterns” ismiyle geçer. Türkçe olarak “üst üste binen dil kalıpları” olarak ifade edilebilir. Bu yöntem özellikle analitik olan insanlara kafalarını karıştırarak transa girmelerinin sağlanmasıdır. Analitik insanlar sürekli gelen bilgiyi kritik ettikleri için, beyin bu noktada analizlerde zorlandığı zaman belli transa geçme durumları oluşur. Nasıl ki herkes sıkıcı bir konuşma veya sıkıcı bir ders de, sıkıcı bir konferansta belli bir uyuklama durumuna geçer, Ericsson’da bu gerçeği bildiği için karşısındaki insana telkin edilecek cümleleri çok uzatarak vermektedir. Transa geçmeden önce danışana özellikle uzun cümleler kurarak kişinin cümleleri analizi etmesini zorlaştırıyor ve transa geçmesini sağlıyor.

Gizli İkna Teknikleri ve Obama

Gizli ikna tekniklerinin siyasiler tarafından kullanıldığı bilinen bir gerçektir. “Dört doğrulanabilir bilgi ve bir olmasını istediğimiz bilgi” şeklinde bir kural vardır. Burada da temel konu güvendir. Örneğin karşımızdaki kişi bize doğru söylüyorsa ve bilinçli zihnimiz, analitik yeteneğimiz bunu doğru olduğunu kabul ediyorsa, bu kişi dört beş tane doğru söyledikten sonra, ardından gelen telkini doğru olarak kabul eder.

Bununla ilgili olarak Obama’nın yaptığı bir konuşmaya örnek verilir. “Bugün buradayım. Sizde Buradasınız. Ben iyiye doğru bir değişim istiyorum. Siz de iyiye doğru bir değişim istiyorsunuz. Bu nedenle sizin başkanınız olacağım.” Aslında çokta anlamlı olmayan, basit gibi görünen bu cümlede, dört tane doğruyu başlangıçta söyleyerek, karşıdaki kişilere gizli ikna etme tekniği bulunmaktadır. İnsanların genelinin yaptığı gibi öncelikle karşıdaki insan hakkında belli bir ilk izlenim, ilk kararlar veriliyor. Ondan sonra o kişiden gelecek fikirler ve tercihler ona göre kabul ediliyor. Dolayısıyla ilk izlenim beynimizde en güçlü yeri teşkil etmekte en güçlü inancı oluşturmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla