Osho’nun Cesaret Manifestosu (1)

Osho, üzerinde en çok tartışılan ve yakın zamanda yaşamış (1931-1990) bir Hint gurusudur. Temel bazı görüşlerine katılmasam da, kitaplarında belli konular etrafında çok iyi analiz yaptığı, etkili konuşmalar yaptığı da bir gerçektir.

İster ona şarlatan, ister sihirbaz, ister düzenbaz veya başka ne denirse denmiş olsun, her batıl düşünce içinde de bir hakikat payı bulunacağı gerçeğinden hareket ederek, onun yaşam tarzı ile ilgilenmeyerek, kitaplarında değerlendirdiği temel kavramlardan birine odaklanmaya çalışacağım.

Osho’nun Cesaret isimli kitabından derlediğim cümleler ‘cesaret’ ile ilgili olarak bir nevi manifesto niteliğinde. Bunlardan ilk derlememi aşağıda bulabilirsiniz;

  • Eğer Cesur değilsen samimi olamazsın, eğer cesur değilsen sevemezsin, eğer cesur değilsen güvenemezsin, eğer cesur değilsen gerçeğin peşine düşemezsin. O yüzden önce cesaret gelir ve diğer her şey bunu izler.
  • Belirsizlik deme merak de, güvencesizlik deme özgürlük de.
  • Buraya korkuların yüzünden geldin. Sayesinde farkında olmadan yaşayabileceğin bir çeşit tatlı mahkumiyet peşindesin. Ben seni daha güvencesiz daha belirsiz hale getirmek istiyorum. Çünkü hayat böyledir. Güvencesizlik ve tehlike arttığı zaman bu duruma tek karşılık verme olasılığı farkında olmaktır.
  • Aslında sadece aptallar güvende hisseder. Gerçekten canlı olan bir insan her zaman güvencesizlik hissedecektir. Ne güvenli olabilir ki hayatta. Mekanik bir süreç değildir, belirli olamaz. Bu tahmin edilemeyen bir gizemdir. Hiç kimse bir sonraki anda ne olacağını bilemez.
  • Hayat belirsizliklerle doludur, sürprizlerle doludur. Zaten onun güzelliği de buradadır. “işte şimdi emin oldum” diyebileceğin ana ulaşamazsın. Emin olduğunu söylediğin an ölümüne ilan etmiş olur, intihar etmiş olursun.
  • Hayat bin bir belirsizlikle dolu bir şekilde akmaya devam eder. Bu onun özgürlüğüdür, buna güvencesizlik deme.
  • Özgürlük korku yaratır. İnsanlar özgürlükten söz eder ama korkarlar. Ve insan eğer özgürlükten korkuyorsa daha insan olmamış demektir.
  • Belirsizlik halinde kalmaya hazır olmanın ta kendisi, cesarettir. Zeki bir insan durum ne olursa olsun tetikte olan ve tüm kalbiyle karşılık verendir. Hayat bir film değil o bir neden-sonuç zinciri değil. “Su 100 derecede buharlaşır” kesin bilgidir. Ama gerçek hayatta hiçbir şey böyle kesin değildir.
  • Bütün olasılıkların açık olduğu, hiçbir şeyin belli olmadığı tam bir bağımsızlık. O zaman her şeyin farkında olmak zorunda kalacaksın. Başka türlüsü mümkün olmaz.
  • Eğer güvencesizliğin hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu kavrar ve bunun olumlu olduğunu görürsen hayatı özgür kıldığını, sürekli bir sürprize dönüştüğünü kavramış olursun. Kimse ne olacağını bilemez bu seni sürekli merak içinde bırakır.
  • Başlangıçta korkak ile cesur insan arasında pek bir fark yoktur. Aradaki tek fark korkak korkularını dinler ve onları izler. Cesur ise korkularını bir kenara koyup ileri adım atar. Cesur insan bütün korkularına rağmen bilinmeyene adım atandır.
  • Cesaret bütün korkulara rağmen bilinmeyene adım atmaktır. Cesaret korkusuzluk demek değildir. Korkusuzluk sürekli cesur ve daha cesur olunca ortaya çıkar. cesaretin en uç deneyimi korkusuzluktur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla