Yaratıcıya Dargın Batının Gerilimi

Çevremizde görmekteyiz. Hiç sıkıntısı olmayan insan yok gibi. Haddizatında sıkıntının kendisi sıkıntı olmasa da ona bakılan bakış daha çok yıpratıyor insanları. Kendi kendini yok etmeye programlanmış bir insancıklar toplumu olduk. Mevlana’nın hikayesinde tek sermayesi buz olan zamanımız ise iyice tükenmekte.

Zaman çok az ve insan çok derin. Doğu dünyası bir nebze teknolojide çok ileride olmasa da, manevi alandaki belli nimetler ile metafizik buhran yaşamadı. Bununla birlikte Batı Dünyası ciddi bir metafizik gerilimden neredeyse hiçbir zaman kurtulamadı.

Batı dünyasında romantikler, gönüllerine merhem olacak olan tiryakları tabiatta bulacaklarını zannettiler ve böylece tabiat felsefesi oluşturuldu. Karanlıkta el yordamı ile bir arayış içinde girdiler. Karanlıkta akılla arayış çok bir netice vermedi.  Romantizm hareketi ile sezgi ve ilhama kapı açıldı. İnsanın bilinçdışı ile buluşması böylece mümkün oldu.

Batı dünyasında, insan konusunda yapılmış en derin keşif nedir diye sorulsa hiç düşünmeden ‘Bilinçdışı’ kavram diyebiliriz. Erich Fromm Psikanaliz’in, bilinç ile bilinçdışı alanların entegre edilerek genişlemesini amaçladığını ifade etmektedir. Bir yönüyle din’in tanımını da böyle yapanlar ortaya çıkmıştır.

İşte metafizik çıkmazdaki Batı Dünyası için bilinçdışı kavram ve Psikanaliz bir umut kapısı olmuştur. İnancın boşluğunu doldurmak isteyen Batı yaşadığı gerilimi bunlarla aşmaya çalışmıştır. Kendine bunları ifade etmeseler de belki peygamber yerine koydukları Freud, Nietzsche, Marx, Darwin gibi insanları rehber olarak seçmişlerdir.

Nietzsche, Freud ve diğer Batılı düşünürlerin görüşlerine bakıldığında İslam düşüncesindeki benzer izler görülmektedir. Belki Nietzsche’nin üstün insanı, Freud’un bilinçdışı kavramları biri kamil insanın yolculuğunu diğer ise metafizik alanı işaret ediyordu.

Yaratıcıya Dargın Batının Gerilimi” için 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla