Zihin ve Zihin Tuzakları

 “Şimdi’nin Gücü” kitabının yazarı Eckhart Tolle hepimizin kafasında belli bir tanımı olan ‘Zihin’ kavramını yerle bir ediyor. Bu kitapta geçen zihin kavramını ve yaşadığımız kaygı ve endişe dolu nevrotik dünyamıza nasıl çözümler getirmeye çalıştığını gözlemleyelim;

Acımızı, sorunlarımızı yaratan dış dünya veya insanlar değil kendi zihnimizdir. Bundan kurtulmak içinde bir şeyle buluşmamız gerektiğini söylüyor. Var’lık . Bir Var’dan söz ediyor Tolle. Bununla buluşmamız ve birleşmemiz gerektiği yönünde şiddetli tavsiyeleri var.

Bunun için şu sihirli sözcüğün önemi ortaya çıkıyor; “Şimdi ve Burada” Siz burada mevcutken, dikkatiniz tam ve yoğun bir biçimde Şimdi de bulunuyorken, Var’lık hissedilebilir, ama asla zihnen anlaşılamaz.

Yaşadığımız sorunlar büyük ölçüde zihinden kaynaklanır. Biz ise aslında bunun farkında olmayız. Çünkü zihinle yanlış özdeşleşmişizdir. Bu yanlış özdeşleşme içinde bulunduğumuz anda, tam uyanık ve mevcut olmama durumundan dolayı, içimizde bir boşluk oluşur. İşte tamda bu noktada Zihin kendisini efendi ve sultan gibi görerek bu boşluğu doldurur.

Esasında zihin insanın kendisine çok yararlı bir hizmetkarken; sarayın bekçisinin sarayın sahibi olması gibi, asli görevini yapmaması ve yetki gaspı yapması neticesinde, bizi kendisi gibi algılatır. İşte sahte benlik de burada oluşur.

Bir maymunun daldan dala zıplaması, bir kelebeğin bir çiçekten bir çiçeğe konması gibi zihnimiz geçmişe ve geleceğe gider durur. Biz zihnin bu entrikası nedeniyle nadiren şimdi ve burada bulunuruz. Bu ise bizi darmadağın eder. Sorunlarımızın kökeninde de bu yatmaktadır. Bir nevi enerjimizi emen kara delik gibidir.

Mevlana’nın “Ambar ve Fare” hikayesinde, ‘nefs’ için anlattığı hakikati Zihin içinde düşünebiliriz;

“Bizler şu dünya denilen ambarda buğday toplayan kişiler gibiyiz. Ambarımıza buğdayları dolduruyoruz, ama topladığımız buğdayın bir yandan eksildiğinin farkında değiliz.

Buğdayımızın böyle azalmasının sebebinin, ambara giren fare olduğunu hiç düşünmüyoruz. Bu farenin çeşitli hile ve tuzaklarla ambarımızdaki buğdayı boşalttığını göremiyoruz. Fare bizim ambarın altına delikler açmış. Koyduğumuz buğdayı sürekli yiyor. Emeğimiz boşa gidiyor.”

Ey Hakk’ı talep eden kişi! Önce fareden kurtulmanın çaresini bulmak gerekir. Fareyi uzaklaştırdıktan sonra, ancak ambarını istediğin gibi doldurursun.

 

Evet bizler de bu delikleri yani Zihnin açtığı delikleri kapatmalıyız ki Zihnin en büyük tuzağını engelleyelim.

Gerçek benliğimizi ancak şimdi ve burada bulabiliriz. Arabanın dikiz aynasına bakmak gibi geçmişi çok az gerektiği kadar kullanmalı ve bir o kadarda az düşünmeliyiz. Araba kullanırken sürekli dikiz aynasına bakamayız. Özellikle sisli ve karanlık bir ortamda gittiğimizi düşünürsek ışığımız ancak etrafımızı aydınlatır. Hemen önümüze bakarak gidebiliriz. Çok ileri içinde dikkatimizi dağıtamayız. Çünkü adım adım önümüze, yanı başımıza odaklanmalıyız.

İnsanlar aslında aradıkları huzur duygusuna sahipler. “Bu huzur duygusu ile nasıl buluşulabilir?” sorusunu yine Tolle gibi düşünürlerin fikirleri çerçevesinde, sonra ki makalelerde değerlendirmek üzere esenlik ve sağlıcakla kalın.

Zihin ve Zihin Tuzakları” için 3 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir